Çok mutluyum. Çok değerli hissediyorum. Gerçek sevgiyi bulmuş gibi hissediyorum ama… Bu beni farklı bir şey ile yüzleştirdi.
İnsan, hayalini kurduğu şeye gerçekten hazır mıdır? Hayalini kurduğun şeyi yaşamaya hazır mısın?
Evren sana “Değerli hissetmek istiyordun, doğru kişiyi çekmeyi manifestledin. Öyleyse al bakalım.” dediğinde, gerçekten bunu kabul edebilecek misin? Sadece bu konuda değil, kurduğun her hayalde geçerli bu. Artık, belki de bir ömür boyunca istediğin şey senin sınavın. Sen gerçekten hazır olmadığında, kavuştuğun hayalinin sana hissettirdiği tek bir his var: “Kaçmak”
Terapide konuşmam gereken konular birikti. “O” kişiye yazdığım bazı mesajlar:
- “Yıllarca bunun hayalini kurdum. Ama sanırım benim hayalimde o kadar büyüdü ki, gerçekliğine inanamaz oldum.”
- “Değer gördüğüm her an, şu zamana kadar değerli hissetmediğim günlere üzülüyorum.”
- “Ben kendimi hayalini kurduğum yere çok uzak görmüşüm.”
Ah. Bazen de böyle işte arkadaşlar. Keşke hayal kurmakla bitseydi. Hayal kurmanın en güzel tarafı gerçek olmamasıydı belki de. Eğer kendinizle yeterince barışık değilseniz bu, kaçmak istediğiniz bir şeye dönüşebilir.
Umarım bu sevgiye layık olduğuma kendimi inandırabilirim.
En kötüsü oldu işte. Yıllardır kurtulmaya çalıştığım yalnızlık, comfort zone’um olmuş.