Dün, üniversite tercih sonuçlarının açıklanmasından sonra biraz düşündüm. Acaba, mesleklerimiz için de bir tercih listesi hazırlasaydık ve puanımıza göre bir yerlere yerleştirselerdi nasıl olurdu?
Bir makine var. Temel ilköğretim ve lise eğitimlerini tamamladıktan sonra, Divergent serisindeki gibi bizim yeteneklerimizi tespit eden bir makineye gireceğiz. Bana diyecek ki;
Görsel Zeka: %23
Mantıksal Zeka: %40
Sosyal Zeka: %13
.
.
.

gibi gibi. Zeka türlerini falan bilmiyorum, aklıma geldiği gibi yazdım. Sonuç olarak bana benim nelere yetenekli olduğumu söyleyecek bir mekanizmadan söz ediyoruz. O yaşa kadarki eylemlerimiz ve öğrendiklerimiz de mutlaka beyin kıvrımlarımızı etkiliyordur. Yani müziğe yetenekli biri ve ilgili birinin farkı da herhalde o teknolojide anlaşılır. Neyse. Bana bir liste sunar bu makine. Der ki, senin yapabileceğin (yatkınlığının olduğu) meslekler; bilgisayar mühendisliği, inci avcılığı, bateristlik, görüntü yönetmenliği, garsonluk veya fotoğrafçılık. Herhangi bir sınava girmemize gerek olmayan bir dünyadan bahsediyoruz. Herkes çoğunlukla “yapabildiği” işte mutlu olur zaten. Stres olacağı işi kim istesin?
Yine de tercih hakkı kişiye ait. Ama kapasitenin çok üstünde bir yer yazarsan, girme şansın olsa da öncelik kapasitesi yüksek olana verilir. Çünkü bu ütopyada, herhangi bir “para” kaygısı güdülmez. Her meslek grubu aynı parayı kazanır. Fazla para kazanmak isteyenler fazla işte çalışabilirler, isterlerse. Ama tek bir iş, her bireyin temel yaşam gereksinimlerini sağlamak için fazlasıyla yeterli. Bize sunulan “rehber” meslek listesine göre de seçim yapabiliriz, merak ettiğimiz ve bize uygun olmadığını bilsek de seçmek istediğimiz bir mesleği de seçebiliriz.
Tercih listemizde yaşamak istediğimiz ülkeyi/şehri de yazabiliriz (dünyanın her yeri olabilir). Şöyle bir liste mesela:
- Belgesel Fotoğrafçığı (Kolombiya)
- Yoga Eğitmenliği (Bali)
- Bilgisayar Mühendisliği (California)
- Garsonluk (Venedik)
- Turist Rehberliği (Nevşehir)
- İnci Avcılığı (Bahreyn)
- İllustrator (İstanbul)
- Kasiyerlik (New York)
- Müze Görevlisi (İstanbul)
- Baristalık (İstanbul)

Tercih sonuçları açıklandığında direkt firma ismi, yeri ve işin belli oluyor. Her yıl böyle bir tercih yapma şansı verilir. O yıl işinden memnun olmayanlar, sonraki yıllarda farklı yerlere atanabilir.
Sonuç:
*** Karaköy Books&Coffee’de Baristalık ***
Hangi meslek çıkmış olursa olsun 3 ay – 1 yıl arası bir oryantasyon programı var. Tamamen pratik bir eğitim bu. Teoriyi de iş üstünde öğreniyorsun. Sana zor gelecek ya da seni mutsuz edecek hiçbir işi yapmıyorsun sonuç olarak. Bu ütopya daha da detaylandırılabilir. Şimdilik böyle özetleyelim. Kiki’s Delivery Service de oldukça güzel bir meslek gibi görünüyor, değil mi?
